istanbul avukat mustafa keskin maltepe avukat hukuk bürosu ana menü logosu

Copyright © 2026 mustafakeskin.av.tr

istanbul avukat mustafa keskin maltepe avukat hukuk bürosu sayfa yükleme animasyonu

TİCARİ DAVALARDA ZORUNLU ARABULUCULUK

istanbul avukat mustafa keskin maltepe avukat hukuk bürosu makaleleri

TİCARİ DAVALARDA ZORUNLU ARABULUCULUK

Hangi Ticari Davalarda Arabuluculuk Zorunlu?

a. Genel Olarak

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. (TTK m. 5/A-1) Türk Ticaret Kanunu’nda açıkça ifade edildiği üzere, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunludur. Bu sayılanlar dışında kalan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunluluğu bulunmamaktadır. 

Ticari davalarda arabuluculuğun zorunlu olabilmesi için her şeyden uyuşmazlığın ticari bir davaya vücut vermesi ve ticari davanın konusunun bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri olması gerekmektedir. Bu talepler dışındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunluluğu bulunmamaktadır. 
 

b. Ticari Dava Kavramı

Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ticari davalar düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın anılan hükümde altı bent hâlinde sayılan hukuk davaları ticari dava sayılmaktadır. Ayrıca, başka kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen hukuk davaları da ticari dava sayılır. 

Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasında ticari dava olduğu belirtilen hukuk davaları aşağıda yazılıdır. Ancak herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar anılan hüküm uyarınca, ticari dava sayılmamaktadır. 

  • Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları,
  • Türk Medeni Kanunu’nun rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları,
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580’inci maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları,
  • Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları,
  • Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları,
  • Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları.

c. İstisna

Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya ticari uyuşmazlığının çözümüyle ilgili olarak tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (HUAK m. 18/A-18) Taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı varsa veya ticari uyuşmazlığının çözümü konusunda tahkim sözleşmesi yapılmışsa arabulucuya başvurmadan tahkim davası açılabilir. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olması hâlinde de arabulucuya başvuru yapılması zorunlu değildir. 

 

 Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Süresi

Ticari davalarda arabuluculuk süresi kanunla sınırlandırılmıştır. Ticari davalarda arabuluculuk ancak kanunda öngörülen süreler (ticari arabuluculuk süresi) içerisinde yapılabilir, en geç bu sürelerin sonunda zorunlu arabuluculuk sürecinin sonlandırılması gerekmektedir. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. (TTK m. 5/A-2)

Görüldüğü üzere, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süresi zorunlu hâllerle birlikte toplam sekiz hafta ile sınırlandırılmış olup ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk sürecinin bu süre zarfında sonuçlandırılmış olması gerekmektedir. Ancak, burada bahsedilen sekiz haftalık süre ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk düzenlemesi için geçerlidir. Ticari uyuşmazlıklarda isteğe bağlı arabuluculukta ise, süre sınırlaması bulunmamaktadır. 

Özellikle iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak uygulanmaya başladığı 01.01.2018 tarihinden bugüne kadar, toplumsal barışa, yargıya ve ekonomiye doğrudan katkı sağlayarak arabuluculuk, 01.01.2019 tarihinden itibaren ise ticari uyuşmazlıklar bakımından da dava şartı olarak uygulanmaya başlanacaktır. Ticari uyuşmazlıkların niteliği itibariyle arabuluculuk kurumuna en uygun uyuşmazlıklar olduğu yönündeki kanaatle birlikte, bu başarının daha da yukarıya taşınacağını öngörmek mümkündür.

Çalışmamızın ilgili kısımlarında hangi ticari uyuşmazlıklar bakımından dava şartı olarak arabuluculuğun getirildiği, arabuluculuya başvuru usulü, arabuluculuk sürecinin yürütülmesi,  arabuluculuk sürecinin sonuçlanması ile arabuluculuk yoluyla anlaşmanın mali ve hukuki avantajları süreci genel hatlarıyla incelenmiştir.
 

 

Etiketler: Ticari Dava, Ticaret Hukuku, Şirketler Hukuku, Arabuluculuk

Whatsapp İletişim Ara