TCK Madde 190
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren, Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 190/1. maddesinde sınırlı sayıda düzenlenen seçimlik hareketlerle oluşur. Kanun koyucu, bu suçu meydana getiren kolaylaştırıcı davranışları üç başlık altında toplamıştır. Bu üç başlık ise sırasıyla şu şekildedir:
- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanımı için özel yer, donanım veya malzeme sağlanması,
- Kullanan kişilerin yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alınması,
- Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin nasıl kullanılacağına dair başkalarına bilgi verilmesi.
Bu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, icrai hareketlerle işlenebilen, seçimlik ve bağlı hareketli bir suç niteliği taşımaktadır. Failin bu bentlerden herhangi birini gerçekleştirmesi, suçun oluşumu bakımından yeterlidir.
Kural olarak suçun icrai davranışlarla işlendiği kabul edilmekle birlikte, bazı durumlarda ihmali davranışlarla işlenip işlenemeyeceği de tartışmaya açıktır. Örneğin; şehir dışında bulunan bir bahçenin, çevredeki kişiler tarafından zaman zaman uyuşturucu madde kullanımı amacıyla bilerek ve sürekli şekilde kullanılmasına göz yumulması hâlinde, bu durumun “yer sağlamak suretiyle kolaylaştırma” kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusu gündeme gelmektedir. Bu noktada belirleyici olan husus, failin kastıdır. Fail, söz konusu kullanımı bilerek ve isteyerek kolaylaştırıyorsa, ihmali davranışın da suçun manevi unsurunu karşılayabileceği kabul edilebilir. Ancak bu tür durumların ispatının uygulamada oldukça güç olduğu da açıktır.
Burada özellikle vurgulanması gereken nokta şudur: TCK m.190/1 ile suç olarak düzenlenen fiil, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılması değil, bu kullanımın kolaylaştırılmasıdır. Nitekim kanun gerekçesinde de, uyuşturucu maddenin kişiye verilmesi hâlinde, bu fiilin TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucu ticareti suçunu oluşturacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle, failin uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bizzat imal edilmesini, satılmasını, depolanmasını, sevk edilmesini ya da ithal veya ihraç edilmesini kolaylaştırması hâlinde, sorumluluk TCK m.188 kapsamında değerlendirilmelidir.
Kartal ceza avukatı veya Maltepe ceza avukatı desteği olmadan yürütülen süreçler, çoğu zaman telafisi güç hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu nedenle suçun hukuki çerçevesinin doğru anlaşılması büyük önem taşır.
Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun oluşması için, kendisine kolaylık sağlanan kişinin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi fiilen kullanmış olması da şart değildir. Failin, kanunda sayılan kolaylaştırıcı davranışları gerçekleştirmesi suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu yönüyle suç, niteliği gereği ani bir suç olup, meydana gelen tehlikenin gerçekleşmesi aranmaz. Toplum sağlığı bakımından tehlike doğuran hareketin bizzat kendisi cezalandırılmaktadır. Bu nedenle uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, bir tehlike suçu ve aynı zamanda sırf hareket suçu niteliğindedir.
Ayrıca, kendisine kolaylık sağlanan kişinin uyuşturucu maddeye sahip olup olmaması da failin sorumluluğunu etkilemez. Örneğin failin bir kişiye uyuşturucu madde kullanımı için enjektör temin etmesi hâlinde, bu kişinin o anda uyuşturucu maddeye sahip olmaması, maddeyi farklı bir yöntemle kullanması ya da hiç kullanmaması sonucu değiştirmez. Zira failin cezai sorumluluğu, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak suretiyle toplum sağlığı açısından tehlike yaratan davranışı gerçekleştirmesinden kaynaklanmaktadır.
TCK m.190/1 uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılması içim yer temin etme suçunun cezası, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar da adli para cezası olarak belirlenmiştir.
Kanun koyucu hem hapis cezasını hem de adli para cezasını birlikte öngörmüş seçimlik bir ceza olarak maddede yer vermemiştir. Suçun alt sınırının yüksekliği TCK 190/1 Kapsamında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması ihtimalini de ortadan kaldırmaktadır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda savunma şu başlıklar üzerinden şekillenir:
-
Kastın bulunmadığının ispatı
-
Mekanın kullanım amacının bilinmediğinin ortaya konulması
-
Tanık beyanlarındaki çelişkilerin değerlendirilmesi
-
Hukuka aykırı arama ve el koyma işlemlerinin tespiti
Bu tür davalarda Kartal ceza avukatı veya Maltepe ceza avukatı tarafından dosyanın detaylı incelenmesi, beraat veya cezada indirim açısından belirleyici olmaktadır.
- Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2017/3336 E., 2018/1747 K. Araç İçinde Birlikte Uyuşturucu Kullanmak Yer Temin Etme Sayılmaz.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, araç içerisinde birlikte uyuşturucu madde kullanılmasına ilişkin bu kararında, kullanım fiilinin tek başına “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçunu oluşturmayacağını açık biçimde ortaya koymuştur.
Somut olayda, tarafların aralarında para toplayarak sanık aracılığıyla uyuşturucu madde temin ettikleri, seyir hâlindeyken araç içerisinde birlikte kullandıkları ve ihbar üzerine yapılan aramada 12 gram esrar maddesinin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Yargıtay, bu eylemin bir bütün olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; sanığın, uyuşturucu kullanımına yönelik özel yer, donanım veya malzeme sağladığından söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
Kararda özellikle, sanığın uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmaya yönelik özel bir kastının bulunmadığı, bu nedenle TCK m.190/1’de düzenlenen suçun manevi unsurunun oluşmadığı vurgulanmış; buna rağmen mahkûmiyet kurulması bozma nedeni sayılmıştır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2020/9931 E., 2022/9022 K. Uyuşturucu Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu Özel Kastla İşlenir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, TCK m.190/1 kapsamında düzenlenen suçun özel kastla işlenebilen bir suç olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Somut olayda sanık, birlikte uyuşturucu madde kullandığı kişilerle aynı ortamda bulunmuş ve ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edilmiştir. Ancak Yargıtay, sanığın eyleminin yalnızca birlikte uyuşturucu kullanmaktan ibaret olduğunu, bu davranışın uyuşturucu kullanımını başkaları açısından bilerek ve isteyerek kolaylaştırma amacıyla yapılmadığını belirtmiştir.
Bu nedenle, suçun manevi unsurunun oluşmadığı kabul edilerek, sanık hakkında TCK m.190/1 kapsamında mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur. Karar, özel kast bulunmaksızın bu suçtan hüküm kurulamayacağını net biçimde ortaya koymaktadır.
- Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2017/3946 E., 2017/5134 K. Kendi Evinde Başkalarıyla Birlikte Uyuşturucu Kullanmak Suç Oluşturmaz.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi bu kararında, sanığın kendi evinde arkadaşlarıyla birlikte uyuşturucu madde kullanmasının, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça belirtmiştir.
Dosya kapsamında, tanık beyanlarından sanığın evine misafir olarak gelen kişilerle birlikte uyuşturucu kullanıldığı, herhangi bir özel düzenek kurulmadığı veya kullanımın özellikle organize edilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay, bu durumda sanığın eyleminin özel yer ve donanım sağlama olarak nitelendirilemeyeceğini; yalnızca birlikte kullanıma dayalı bir fiil olduğunu vurgulamıştır.
Dolayısıyla TCK m.190/1’in unsurları oluşmadığı hâlde mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, “ev sahibi olmak” ile “kullanımı kolaylaştırmak” arasındaki farkı net şekilde ortaya koymaktadır.
- Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 2018/957 E., 2018/3370 K. İşyerinde Birlikte Uyuşturucu Kullanmak da TCK 190 Kapsamına Girmez.
Bu kararda Yargıtay, sanığın kendisine ait işyerinde başkalarıyla birlikte uyuşturucu madde kullanmasının, tek başına uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu oluşturmayacağını kabul etmiştir.
Yargıtay’a göre, sanığın eylemi yalnızca birlikte kullanım niteliğindedir. Uyuşturucu kullanımını başkaları için özellikle organize ettiği, kolaylaştırdığı ya da bu yönde bir özel saikle hareket ettiği yönünde somut delil bulunmamaktadır.
Bu nedenle suçun manevi unsuru oluşmadığı hâlde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur. Karar, TCK m.190/1’in her uyuşturucu kullanım ortamında doğrudan uygulanamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2013/2680 E., 2018/9869 K. Evde Düzenek Kurarak Uyuşturucu Kullanımına İmkân Sağlamak Suçtur.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, TCK m.190/1’in oluştuğu tipik bir durumu ortaya koymuştur.
Somut olayda sanık, kiralayarak oturduğu evde, diğer kişilerin uyuşturucu madde kullanabilmesi için özel bir düzenek hazırlamış ve bu kişilerin uyuşturucu madde içmelerine fiilen imkân sağlamıştır. Yargıtay, bu davranışın artık basit bir birlikte kullanma olarak değerlendirilemeyeceğini; uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmaya yönelik aktif ve bilinçli bir katkı içerdiğini belirtmiştir.
Bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş; TCK m.190/1 kapsamında mahkûmiyet kurulması gerektiği vurgulanmıştır. Karar, düzenek kurma, ortam hazırlama ve organizasyon hâllerinde suçun oluşacağını açıkça göstermektedir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2018/319 E., 2018/5552 K. Metruk Binada Uyuşturucu Temini, Kullanımı Kolaylaştırma Suçu Sayılmaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun oluşabilmesi için özel yer, donanım veya malzeme sağlanmasının zorunlu olduğunu açıkça vurgulamıştır.
Somut olayda sanığın, metruk bir binada bulunan diğer kişiye uyuşturucu madde temin ettiği anlaşılmış; bu fiil nedeniyle sanık hakkında ayrıca TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucu madde temin etme suçundan hüküm kurulmuştur. Ancak Yargıtay, sanığın uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak amacıyla ayrıca özel bir yer, düzenek veya malzeme sağladığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını tespit etmiştir.
Bu nedenle, yalnızca uyuşturucu madde temin edilmesi fiilinin, TCK m.190/1 anlamında “kullanımı kolaylaştırma” suçunu otomatik olarak oluşturmayacağı belirtilmiş; beraat yerine mahkûmiyet kurulması bozma nedeni sayılmıştır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016/2180 E., 2020/5536 K. TCK 190 Suçunda CMK 140 Kapsamında Teknik İzleme Yapılamaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun, CMK m.140’ta sayılan katalog suçlar arasında yer almadığını açıkça ortaya koymuştur.
Yerel mahkeme, sanıkların eylemlerini teknik araçlarla izleme tedbiri kapsamında elde edilen görüntülere dayandırarak mahkûmiyet kararı vermiştir. Ancak Yargıtay, CMK m.140 uyarınca elde edilen delillerin yalnızca katalog suçlar bakımından hükme esas alınabileceğini, bu suçlar dışında kullanılamayacağını vurgulamıştır.
Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun katalog suçlardan olmaması nedeniyle, bu yöntemle elde edilen görüntülerin delil olarak kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur. Bu karar, usule aykırı delille mahkûmiyet kurulamayacağı ilkesini TCK 190 bakımından netleştirmektedir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2013/1701 E., 2017/689 K. Özel Yer, Donanım veya Malzemenin Ne Olduğu Açıklığa Kavuşturulmalıdır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, TCK m.190 kapsamında mahkûmiyet kurulabilmesi için sanığın ne şekilde özel yer, donanım veya malzeme sağladığının somut olarak ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır.
Dosyada, sanığın uyuşturucu kullanımını kolaylaştırdığı iddia edilmiş; ancak bu iddiaya konu fiilin nasıl ve hangi araçlarla gerçekleştirildiği, tanık beyanları ve delillerle yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Yargıtay, eksik araştırma ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Karar, TCK 190/1 bakımından soyut değerlendirmelerle değil, somut fiillerle mahkûmiyet kurulabileceğini açıkça ortaya koymaktadır
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2014/5289 E., 2018/2731 K. Evde Uyuşturucu Kullanılması Tek Başına TCK 190 Suçunu Oluşturmaz.
Bu kararda Yargıtay, bir ev ortamında uyuşturucu madde kullanılmış olmasının, kendiliğinden uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu oluşturmayacağını belirtmiştir.
Dosyada, hukuka aykırı şekilde elde edilen CD deliline dayanılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay, hem delilin hukuka aykırı olduğunu hem de sanığın özel yer, donanım veya malzeme sağladığının kesin olarak ispatlanamadığını vurgulamıştır.
Bu nedenle, şartları oluşmayan suçtan beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Karar, “evde kullanım” ile “kullanımı kolaylaştırma” arasındaki çizgiyi netleştirmektedir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2013/13007 E., 2014/1359 K. Evinde Uyuşturucu Temin Edip Kullandırmak TCK 190 Değil, TCK 188 Kapsamındadır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu ile uyuşturucu ticareti suçu arasındaki ayrımı net biçimde ortaya koymuştur. Somut olayda sanık, evine gelen kişilere uyuşturucu madde vermiş ve bu kişilerin söz konusu maddeleri evinde kullanmalarına rıza göstermiştir.
Yargıtay’a göre bu fiil, TCK m.190’da düzenlenen “özel yer, donanım veya malzeme sağlama” kapsamında değerlendirilemez. Zira sanığın eylemi, doğrudan uyuşturucu madde temin etmeye yöneliktir. Bu nedenle eylemin hukuki karşılığı, TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucu ticareti suçudur. Kullanımı kolaylaştırma suçunun unsurları oluşmadığından, bu suçtan mahkûmiyet kurulması bozma nedeni sayılmıştır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2010/18685 E., 2014/1581 K. Evde Birlikte Uyuşturucu Kullanmak, Kullanımı Kolaylaştırma Suçunu Oluşturmaz.
Bu kararda Yargıtay, ev ortamında birlikte uyuşturucu madde kullanılması olgusunun, tek başına TCK m.190 kapsamında suç oluşturmayacağını açıkça ifade etmiştir. Sanığın, evine gelen kişilerle birlikte uyuşturucu madde kullandığı; ancak bu kişilere uyuşturucu kullanımını kolaylaştıracak şekilde özel bir yer, düzenek veya malzeme sağlamadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay’a göre, yalnızca birlikte kullanma fiili, “kullanımı kolaylaştırma” olarak nitelendirilemez. Bu nedenle sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur. Bu içtihat, kullanma fiili ile kolaylaştırma fiilinin birbirinden ayrılması gerektiğini açıkça göstermektedir.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2017/675 E., 2019/3200 K. Uyuşturucu Temin Etme Fiili, Kullanımı Kolaylaştırma Suçu Sayılamaz.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kararında, failin eyleminin uyuşturucu temin etmeye yönelik olması hâlinde, TCK m.190 kapsamında değerlendirme yapılamayacağını vurgulamıştır. Dosya kapsamına göre sanığın, diğer sanıklara uyuşturucu madde temin ettiği; ancak uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmaya yönelik ayrı ve özel bir davranışının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay, bu durumda eylemin TCK m.188/3 kapsamında uyuşturucu temin etme suçunu oluşturduğunu; buna rağmen uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Karar, suç vasfının doğru belirlenmesinin önemini açıkça ortaya koymaktadır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2019/3017 E., 2019/7572 K. Uyuşturucu Kullanan Kişi, Kullanımı Kolaylaştırma Değil Kullanma Suçundan Sorumludur.
Bu kararda Yargıtay, uyuşturucu madde kullandığı kan ve idrar analizleriyle tespit edilen sanıklar bakımından, TCK m.190’un uygulanamayacağını belirtmiştir. Dosyada, sanıkların uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırmaya yönelik özel yer, donanım veya malzeme sağladıklarına dair bir delil bulunmamaktadır.
Bu nedenle Yargıtay, sanıkların fiilinin yalnızca “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunu kabul etmiş; buna rağmen kullanımı kolaylaştırma suçundan mahkûmiyet verilmesini bozma nedeni saymıştır. Karar, kendi kullanımının başkasının kullanımını kolaylaştırma olarak yorumlanamayacağını net biçimde ortaya koymaktadır.
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2015/5658 E., 2019/6409 K. Uyuşturucu Ticareti Niteliğindeki Fiiller, TCK 190 Kapsamında Değerlendirilemez.
Yargıtay bu kararında, uyuşturucu madde ticareti oluşturan fiiller nedeniyle ayrıca uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan ceza verilemeyeceğini vurgulamıştır. Dosya kapsamında sanığın, mağdurlara uyuşturucu madde vererek içmelerini sağladığı; bu fiilin ticaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay’a göre, sanığın eylemi uyuşturucu ticareti suçunu oluşturduğundan, aynı fiil üzerinden TCK m.190 uygulanamaz. Suç vasfının yanlış belirlenmesi suretiyle kullanımı kolaylaştırma suçundan hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Bu karar, TCK 188 ile TCK 190’un birbirinin alternatifi olmadığını, her olayda fiilin niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Yukarıdaki tüm kararlar karar arama sitesinden alınmıştır.
Uyuşturucu suçları, ağır cezalara konu olması nedeniyle uzmanlık gerektiren dava türlerindendir. Özellikle Kartal Anadolu Adliyesi ve Maltepe çevresinde görülen dosyalarda, yerel uygulamaya hakim bir avukatla çalışmak ciddi avantaj sağlar.
Ceza yargılamasında yapılacak en küçük hata, uzun süreli hapis cezalarına neden olabilir. Bu nedenle uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu ile karşı karşıya kalan kişilerin, vakit kaybetmeden deneyimli bir Kartal avukat veya Maltepe avukat ile iletişime geçmesi önemlidir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, yalnızca aktif kullanıcıları değil, dolaylı olarak sürece dahil olan kişileri de hedef alan ciddi bir ceza hukuku düzenlemesidir. Suçun unsurları, cezası ve Yargıtay uygulaması dikkate alındığında, bilinçli ve profesyonel bir hukuki savunma zorunludur.
Kartal ve Maltepe ceza avukatı desteği ile yürütülen süreçler, adil yargılanma hakkının korunması ve hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.
Avukat Mustafa KESKİN



